Avukat ve Noter Şikâyetleri Bürosu

a-) Avukat Şikâyetleri

Avukatlar hakkındaki şikâyet işlemleri, 01/01/2006 tarihli ve (13) No’lu “Avukatlar hakkında yapılan inceleme ve soruşturma işlemleri” konulu genelgemizde açıklanan prosedüre uygun olarak yürütülmektedir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58’inci maddesi, avukatların görev suçları nedeniyle soruşturma, 59’uncu maddesi ise kovuşturma usulünü düzenlemiştir. Bu düzenlemelere göre avukatların görev suçlarından ötürü Adalet Bakanlığından izin alınmadan doğrudan doğruya soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Şahsî suçları bakımından avukatlar genel hükümlere tâbidir.

Soruşturma usulünün düzenlendiği 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58’inci maddesinin birinci fıkrasına göre; avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarındaki soruşturma Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı, Adalet Bakanlığından izin almadan doğrudan soruşturma yapamaz, avukatın savunmasını alamaz ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veremez. Ancak, ön incelemeyi bizzat yapıp delilleri topladıktan sonra, soruşturma izni verilmesi ya da verilmemesi yönündeki kanaatini de bildirmek suretiyle Adalet Bakanlığından izin ister.  Soruşturma izni verilmezse dosya işlemden kaldırılır.

Cumhuriyet savcısı, soruşturma izni verilmesi üzerine, avukatın savunmasını almak için Bakanlığın soruşturma iznini içeren düşünce yazısı örneğini avukata 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edip, savunma vermek üzere davetiye ile çağırır. Savunmasını yapması için avukatı ihzaren (zorla) getirtemez, mahkemeden tutuklama kararı talep edemez.

Soruşturma aşamasını, avukatın savunmasını alıp gösterdiği deliller ile gerekli gördüğü diğer delilleri de topladıktan sonra  tamamlayan suç yeri Cumhuriyet savcısı, bu defa “kovuşturma izni verilmesi” ya da “kovuşturma izni verilmemesi” yönündeki görüşünü içeren fezlekeli evrakı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderir.

Kovuşturma usulü ise, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59’uncu maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce, soruşturmayı yapan suç yeri Cumhuriyet başsavcılığı tarafından gönderilen dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, yeterli delil bulunmaması hâlinde “kovuşturma izni verilmesine yer olmadığı”, şikâyet konusunu doğrulayan nitelikte yeterli ve ciddi kanıtlar bulunması hâlinde ise “kovuşturma izni verilmesi” şeklinde düşünce yazısı hazırlanır ve Bakanlık Makamının Olur’u alınır.

Kovuşturma izni verilmezse dosya işlemden kaldırılır. Kovuşturma izni verilmesi durumunda ise, dosya suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Bu aşamadan itibaren ceza kovuşturması başlamaktadır. Ceza kovuşturmasının başlaması, avukat hakkındaki şüphenin kamu davası açılmasını gerektirecek derecede yoğunlaştığı anlamına gelmektedir. Kovuşturma izni verilmesi üzerine şüpheli avukat “sanık” sıfatı kazanmaktadır.

Dosya kendisine gönderilen Cumhuriyet savcısı beş gün içinde iddianame düzenleyerek, son soruşturmanın açılmasına ya da açılmamasına karar verilmek üzere dosyayı o yer ağır ceza mahkemesine vermek zorundadır.

Mahkemece, son soruşturmanın açılması yönündeki inceleme sonunda, son soruşturmanın açılmasına karar verilirse, dosya suç yeri ağır ceza mahkemesine gönderilir, artık yargılama suç yeri ağır ceza mahkemesince yapılır.

Bu karara karşı sanık avukatın, son soruşturmanın açılmamasına dair karara karşı ise Cumhuriyet savcısının itiraz hakkı vardır.

Adalet Bakanlığının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58’inci ve 59’uncu maddeleri uyarınca soruşturmaya ve kovuşturmaya izin verme ya da vermeme işlemleri, idarî işlem niteliğinde olduğundan, bu kararlara karşı müşteki ile şikayet edilen avukatın idarî dava (iptal davası) açma hakları da bulunmaktadır.

 

b-) Noter Şikâyetleri

Noterler hakkındaki şikâyet işlemleri, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 153. maddesi ve 01/01/2006 tarihli (14) sayılı "Noterler Hakkında Yapılan İnceleme ve Soruşturma İşlemleri" başlıklı genelgemizde belirlenen usul ve esaslara göre, noterler hakkında vâki ihbar ve şikâyet üzerine veya re'sen başlatılan soruşturmaların takibi ile devamında kovuşturma izni işlemleri, Genel Müdürlüğümüzce yerine getirilmektedir.

Bilindiği üzere noterlik, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 1. maddesinde "kamu hizmeti" olarak tanımlanmış olup, noterler hukukî güvenliği sağlayıp işlemleri belgelendirmek suretiyle, taraflar arasındaki hukuki anlaşmazlıkların giderilmesinde ve idari işlemlerin daha hızlı ve etkin bir şekilde yerine getirilmesinde katkı sağlamaktadırlar. Noterliğin bir kamu hizmeti, noterlerin ise kamu görevlisi sayılmaları nedeniyle, kanun koyucu noterlerin ağır cezayı gerektiren suçüstü halleri hariç olmak üzere, görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı kovuşturma yapılabilmesini, Adalet Bakanlığının iznine tabi kılmıştır.

Ancak 1512 sayılı Kanunda belirtilen kovuşturma usulü, yalnızca meslekten noter olan kişiler hakkında uygulanmakta olup, noter vekilleri, geçici yetkili noter yardımcıları ile noterlikte görevli imzaya yetkili kâtip ve başkâtipler hakkında uygulanmamaktadır. (Ayrıca bu kişiler de görevleriyle ilgili suçlarda, Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu görevlisi sayılmaktadırlar, (1512 Sayılı Noterlik Kanunu 151. madde) 01/01/2006 tarihli ve (14) sayılı genelgede özetle, evrakın soruşturma defterine kaydedilmesi, ilgili noterin adı, soyadı ve görev yaptığı noterlik dairesinin tespiti, noterin savunmasının alınması, fezlekenin sonuç kısmının açıkça yazılması ve dayanak belgelerin noterlik ciltbendindeki asıllarından okunaklı ve onaylı birer örneğin dosyaya eklenmesi gerektiği hususları tüm yargı teşkilatına duyurulmuş olup, belirtilen bu esaslara göre yapılan soruşturma sonunda, Cumhuriyet başsavcılıklarınca soruşturma dosyası iddianame veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile kapatılmayıp, kovuşturma izni verilmesi veya verilmemesi yönündeki düşünceyi içeren fezleke ekinde Genel Müdürlüğümüze göndermekte, gerekli incelemenin ardından, eylemin niteliği, delil durumu ve o tarihte görevli olup olmadığına göre, noter hakkında kovuşturma izni verilmesi veya verilmemesi yönünde düşünce bildirilmektedir. 

Kovuşturma izni verilmesi durumunda, dosya suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın yer ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmekte, son soruşturmanın açılmasına veya açılmamasına ilişkin, 5 gün içinde iddianame hazırlanarak o yer ağır ceza mahkemesine verilmektedir. 

En yakın yer ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, ilgili noter  hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi halinde, dosya bu kez suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine gönderilmekte ve noter hakkında esasa ilişkin yargılamaya burada başlanmaktadır. (Son soruşturmanın açılmasına veya açılmamasına ilişkin kararlara karşı genel hükümlere göre itiraz yoluna gidilebilmektedir. 1512 Sayılı Noterlik Kanunu 155. madde)

Kovuşturma izninin gerekli görülmemesi halinde ise, işlem sonucu ve başvurulabilecek yasa yolunu içeren bilgi yazısı müştekiye tebliğe çıkartılarak dosya işlemden kaldırılmakta (saklanmakta) olup her iki halde de ilgililerin idari yargıda iptal davası açma hakları mevcuttur. 

İşten El Çektirme      

1512 sayılı Kanununun 123. maddesi uyarınca, suç teşkil eden fiillerinden dolayı haklarında Adalet müfettişi, Cumhuriyet savcısı veya ceza mahkemesi tarafından soruşturma veya kovuşturma yapılan noterler, soruşturma ve kovuşturmanın selameti bakımından Adalet Bakanlığı tarafından gerekli görüldüğü takdirde, soruşturma veya kovuşturma kesin bir hükümle sonuçlanıncaya kadar işten el çektirilir. 

Soruşturma veya kovuşturma sırasında işten el çektirilmiş olan noterin, kovuşturma sonunda noterlik Kanununun 7/5. maddesinde sayılan suçlardan biriyle (yüz kızartıcı suçlar, ağır hapsi gerektiren suçlar ve kasıtlı bir suçtan 1 yıl ve üzeri hapis cezası) mahkûm olması halinde, işten el çektirme kararı hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. 

Soruşturma veya kovuşturma sırasında işten el çektirilmemiş olan noterin, kovuşturma sonunda 1512 sayılı Kanunun 7. maddesindeki suçlardan biriyle mahkûm olması halinde, hükmün kesinleşmesi beklenilmeksizin işten el çektirilir. 

İşten el çektirme, işten el çektirmenin devamı veya göreve iade gibi kararlar, ilgili Müsteşar yardımcısının “Uygun görüşle arzı” üzerine Sn. Müsteşarın “Olur” una sunulmakta, itiraz üzerine verilen kararlar ise, bir üst makam olarak Sayın Bakan'ın “Olur” larına sunulmaktadır. 

Disiplin İşlemleri

Meslekin vakar ve onuruna aykırı eylemlerde bulunanlar ile, görevlerini hiç yapmayan, eksik ve kusurlu yapan yahut mesleğin gerektirdiği güveni sarsacak hareketlerde bulunan noterler hakkında, durumun niteliğine ve eylemin ağırlığına göre uyarma, kınama, para cezası (250 ilâ 5.000 Türk lirası), geçici olarak işten çıkarma (1 aydan 6 aya kadar) ve daimi olarak meslekten çıkarma cezası verilebilir. Bunun gibi adli soruşturma sonunda eylemin Türk Ceza Kanunu uyarınca suç teşkil etmeyip, noterin Türkiye Noterler Birliğinin genelgeler veya genel yazılar ile noterlere duyurmuş olduğu, çalışma usul ve esaslarına veya işlem formüllerine riayet etmediğinin değerlendirilmesi halinde, hakkında kovuşturma izni verilmeyip, disiplin yönünden gereğinin takdir ve ifası için evrakın bir örneği Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmektedir. (Noterler hakkında disiplin soruşturması yapma ve ceza tayin etme yetkisi ise Türkiye Noterler birliği Disiplin Kuruluna aittir)

Genel Müdürlüğümüzce Yapılan İşlemler   
    
Noter hakkında ihbar ve şikâyetin doğrudan Bakanlığa yapılması durumunda, evrak Avukat ve Noter Şikâyet Bürosu esasına kaydedilerek, 1512 Sayılı Kanunun 124. maddesi ve (14) sayılı genelge uyarınca işlem yapılmak üzere, evrak aslı suç yeri Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmektedir. 

Fezlekeli soruşturma dosyası Genel Müdürlüğümüze geldiğinde, genelgedeki esaslara uygun olup olmadığı, yani soruşturmanın eksik olup olmadığı değerlendirilmekte, gerektiğinde soruşturmanın ikmali için dosya mahalline iade edilmekte ve eksik hususların ikmal edilmesi istenmektedir. 

Soruşturma ikmali üzerine iddiaya konu eylem (ya da eylemlerin) niteliği ve mevcut delil durumuna göre, noter hakkında kovuşturma izni verilmesi veya verilmemesi yönünde düşünce örneği (mucip) yazılarak, sırasıyla düşünce örneğini DYS sistemine aktaran memur, ilgili Tetkik Hâkimi, Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı tarafından elektronik imza ile imzalanarak Genel Müdürün onayına sunulmakta, Genel Müdür tarafından da onaylanması üzerine ilgili müsteşar yardımcısının "Olur"larına sunulup sonuçlanmaktadır.

Müştekiye hem kovuşturma izni verilmesi hem de verilmemesine ilişkin kararlar, notere ise sadece izin verilmemesine ilişkin kararlar tebliğ olunmaktadır, zira izin verilmesi halinde savunması için ilgili Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkeme tarafından gerekli tebligat yapılmaktadır. Ayrıca Genel Müdürlüğümüz tarafından  noterler hakkında verilen kovuşturma iznine ve işten el çektirmeye dair işlemlerin bir örneği Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne tevdii edilmektedir.

Noterler hakkındaki esasa ilişkin yargılamalar, kararın kesinleşmesine kadar Genel Müdürlüğümüz tarafından sürekli takip edilmekte ve yazı akıbetleri belli aralıklarla tekit edilmektedir. Zira yargılama sonucunda 1512 Sayılı Kanunun 123/3. maddesi uyarınca noterin işten el çektirilmesini zorunlu kılacak mahkumiyet kararları verilebilmektedir.

CAS Projesi Tanıtım Videosu
Projeler
SİTEMİZİ
 
T.C. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır.