Genelge Görüş Bürosu

Genel Müdürlüğümüzde hizmet veren “Genelge-Görüş Bürosu”nun görevleri; başka birimlerden gönderilen kanun, tüzük ve yönetmelik tasarılarına görüş verilmesi, ceza mevzuatına ilişkin yönetmelik taslakları ile iç ve dış genelgelerin hazırlanması, haftalık faaliyet raporları ve bilgi notlarının oluşturulması, yurt içi ve yurt dışı toplantılara katılınması ile soru önergeleri ve ceza mevzuatına ilişkin sorunlarla ilgili olarak hukukî görüş verilmesi gibi işlemlerdir.

Bu büro tarafından verilen hukukî görüşlerde, görüşün ne şekilde talep edilmesi gerektiğini (11) nolu genelgemizde açıklanmıştır.

Genelge yayımlanması ve görüş bildirilmesi gereken hususlar

Bilindiği üzere; 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un çerçeve 14 ve 22’inci maddelerinde getirilen düzenlemelerle 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 144 ve 159’uncu maddelerinde yapılan değişiklik sonucunda; adalet hizmetleri ile Cumhuriyet savcılarının idarî görevlerine ilişkin hususlar hariç olmak üzere hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, Adalet Bakanlığından alınarak Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ilgili dairesinin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, 11/12/2010 tarihli ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, “delilleri değerlendirme ve suçu niteleme yetkisi hariç olmak üzere savcıların adli görevlerine ilişkin konularda genelge düzenlemek” yetkisi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiştir.

Bu itibarla, Anayasa ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nda, Adalet Bakanlığının denetim ve genelge düzenleme yetkisi adalet hizmetleri ile savcıların idarî görevlerine münhasır bırakılması sebebiyle Adalet Bakanlığınca sadece bu hususlarda genelge yayımlaması ve görüş bildirmesi mümkün olacağından diğer hususların Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle;

a- Yargı yetkisinin kullanılma alanına giren veya mahallinde kanun, tüzük, yönetmelik, genelge veya Yargıtay içtihatları araştırılmak suretiyle çözülebilecek konularda Bakanlıktan görüş talep edilmemesi,

b- Yargı yetkisinin kullanılma alanına girmeyen konularda ise, görüş talebinde bulunulmadan önce Cumhuriyet savcılarınca öncelikle bağlı bulundukları ağır ceza Cumhuriyet başsavcılarıyla görüş alışverişinde bulunulması, buna rağmen çözülemeyen konularda Bakanlıktan görüş talep edilmesi,

c- Görüş talebine konu olan yazının; tereddüt edilen konu açıkça gösterilerek, bu konuda yapılan uygulamalar ile oluşan diğer görüşler de varsa dayanakları ile birlikte belirtilmesi ve ağır ceza Cumhuriyet başsavcısının kanaati de eklenerek gönderilmesi,

Gerekmektedir.

Genel Müdürlüğümüzden sıkça görüş istenilen konulardan bir kaçı üzerinde durmak gerekirse;

a- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca üç ve üçten fazla alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, sürücü belgelerinin beş yıl süreyle geri alınması hususunda trafik görevlileri, Cumhuriyet savcıları ve trafik mahkemesi hâkimlerinden hangisinin görevli olduğu hususu ile ilgili olarak;

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, üç ve üçten fazla alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, sürücü belgelerinin beş yıl süreyle geri alınması hususunda trafik mahkemelerinin veya yetki verilen sulh ceza mahkemelerinin yetkili olduğu değerlendirilmektedir.

b- Noterlerin görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılan soruşturma sonucunda, toplanan delillerin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturmadığının değerlendirilmesi ya da kovuşturma olanağının bulunmadığının tespit edilmesi hâlinde, evrakın Bakanlığa intikâl ettirilmeden ve bu hususta Bakanlığın değerlendirmesi alınmadan doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip verilemeyeceği ile ilgili olarak;

ba) Noterlerin görevinden doğan veya görevi sırasında işlenen suçları sebebiyle haklarında yürütülen soruşturma sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak bir delilin elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması durumunda kovuşturmaya izin verilmesi veya verilmemesine ilişkin yetkinin de 1512 sayılı Kanun’un 153’üncü maddesi uyarınca Adalet Bakanlığına ait olması karşında, belirtilen durumlarda da Cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin uygun olmayacağı, yapılan soruşturma sonunda düzenlenen soruşturma evrakının 14 numaralı genelgede belirtilen hususlar yerine getirilmek suretiyle Bakanlığa gönderilmesinin,

bb) 1512 sayılı Kanunda belirtilen bu özel soruşturma usulü yalnızca meslekten noterler hakkında uygulanacağından, noter vekillerinin, geçici yetkili noter yardımcılarının, imzaya yetkili başkâtip veya kâtiplerin görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin genel hükümlere göre yapılmasının,

Uygun olacağı düşünülmektedir.


CAS Projesi Tanıtım Videosu
Projeler
SİTEMİZİ
 
T.C. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır.